GAPS DİYETİ

Son zamanlarda çok merak edilen diyetlerden birisi GAPS diyeti. Açılımı “Gut And Psycoholgy Syndrome Diet ” olan (bağırsak ve psikoloji sendromu), Sızıntılı bağırsak sendromu düzeltmek ve bağırsak epitel dokusunu iyileştirmek için yola çıkılarak oluşturulmuş bir diyet.

37265_3

Günümüz şartlarında ne yazık ki işlenmiş hazır gıdalara, asitli/şekerli içeceklere, zararlı karbonhidrat ve fast food ürünlerine olan  rağbet artıyor. Bu da beraberinde pek çok sorunu getiriyor. Tüm bunların yanında son zamanlarda yaygınlaşan antibiyotik kullanımı, antidepresan kullanımı, uyku ilaçları ve bunun gibi pek çok ilacın kontrolsüzce veya fazla kullanımı sebebi ile de ne yazık ki bağırsak floramız bozuluyor. Daha öncede defalarca bahsettiğim gibi bağırsaklar bizim ikinci beynimiz. Psikolojik pek çok rahatsızlık bağırsak mikrobiyotasının sağlıklı hale gelmesi ile düzelebiliyor. Pek çok hormon yine bağırsaklarımızdan salgılanıyor. En önemlisi de mutluluk hormonu olarak bildiğimiz serotonin hormonu beyinde değil bağırsaklarda salgılanıyor o nedenle mutlu bağırsaklar mutlu insanlar diyoruz 🙂

Mutlaka size de olmuştur stresli bir hafta geçirdiğinizde kabızlık veya şişkinlik problemleriniz artmıştır. Belki de son zamanlarda bozulan beslenme düzeniniz bağırsaklarınıza zarar verdi ve siz o nedenle streslisiniz? İkisi birbiri ile tamamen ilişkili o nedenle bağırsaklarımıza da kendimize de iyi bakmalı ve en iyi gıdayı kendimize sunmalıyız.

GAPS diyeti dediğimiz diyet, genel olarak “Spesifik Karbonhidrat Diyeti”ne dayanmaktadır. Bu beslenme programında; patojen bakterileri ve mantarları besleyen, nörotoksin üret​en yiyecekler, işlenmiş gıdalar tamamen diyetten çıkarılır. Probiyotik ve prebiyotik desteği sağlayan fermente yiyecekler diyette bolca bulunur.

GAPS Diyeti üç ana bölümden oluşmaktadır:
1.GAPS Giriş Diyeti (6 aşamalıdır, psikolojik ve fizyolojik hastalık semptomları giriş diyetinin ilk aşamalarında ortadan kalkmaya başlar)
2.Tam GAPS Diyeti
(Bağırsak florası tamamen dengelenir ve psikolojik, fizyolojik semptomlar tamamen ortadan kalkar)
3.GAPS Diyetinden çıkış
(Bağırsak florası, duvarı ve epitel dokusu tamamen iyileşmiştir ve GAPS Protokolü doğrultusunda diyetten çıkılır)

İlk başta sevdiğiniz yiyeceklerden uzaklaşma fikri pek sıcak görünmese de uygulandığı zaman değişikliği gördükçe işlenmiş gıdalardan kendiniz uzaklaşmaya başlıyorsunuz zaten. Ama bu kısa süreli değil uzun süreli uygulanması gereken bir program. Süresi hastalığın ciddiyetine göre 1,5-2 yılı da bulabiliyor.

Peki bu diyette tüketilmesi ve tüketilmemesi gereken yiyecekler neler?

cropped-10-adimda-saglikli-beslenme-tuyolari-22.jpg

Öncelikle tüketmeniz gerek yiyeceklerden bahsedeyim biraz:

  • Et ve Balık: Her türlü et, balık, kümes hayvanları ve sakatatları diyette tüketilebilen besin kaynaklarıdır. özellikle et suyu, kemik suyu gibi besleyici değeri yüksek gıdalar çok önemlidir. Yemek yapımında da kullanılabilirler. Ancak bunlar ev yapımı olmalı hazır satılan tavuk suları bu gruba girmiyor. Aynı şekilde işlenmiş etler yada kızartılarak pişirilmiş olan etler diyet için uygun değil.
  • Süt ve Süt Ürünleri: Süt hariç sütten elde edilen yoğurt, peynir, kefir gibi fermente ürünler rahatlıkla tüketilebiliyor. Ancak bunlar hazır değil yine ev yapımı olmalı.

    Süt, evde uygun biçimde fermente edildiğinde proteinlerin çoğu sindirilir, immünoglobulinler parçalanır ve laktoz, fermantasyon mikropları tarafından tüketilir. Fermantasyon; sütü, insan bağırsağının daha kolay idare edebileceği bir hale getirir. Dahası fermantasyon bakterileri; bağırsak astarında sakinleştirici ve iyileştirici etkisi olan laktik asit, çok sayıda vitamin (B vitaminleri, biyotin, K2 vitamini ve diğerleri) ve aktif enzimleri üretirler. Maalesef ticari amaçlı fermente olmuş süt ürünleri, sütün GAPS hastalarına uygun olacak hale gelmesi için yeterince uzun süre fermente olmuyor. Üstelik fermantasyondan sonra probiyotik mikropları öldüren, enzimlere pek çok vitamine zarar veren, proteinlerin yağların ve diğer besinlerin yapısını değiştiren pastörizasyon işleminden geçiyor. Bu yüzden, GAPS hastalarına sadece evde fermente edilmiş süt ürünleri tavsiye ediliyor.

  • Yumurta : Korkmayın düşünüldüğü gibi yumurtanın kolesterol yapmadığı çoktan ortaya çıktı. Günlük ihtiyaçlarınıza göre miktara dikkat ederek tükettiğiniz takdirde hiçbir sıkıntı yok aksine örnek protein olarak kabul edilen yumurta vücutta %100 sindirilip kullanılabilen tek protein kaynağıdır. Bunun yanı sıra sarı kısmında pek çok vitamin ve mineraller ihtiva etmektedir. Ayrıca kolin içeriği sayesinde karaciğer hastalarına da iyi gelmektedir. Tüm bu özellikler bir araya gelince GAPS diyeti için kullanılabilen besinler arasına giriyor.
  • Nişastasız Sebzeler: Enginar, pancar, kuşkonmaz, brokoli, Brüksel lahanası, lahana, karnabahar, havuç, salatalık, kereviz, yeşil fasulye, kabak, patlıcan, sarım- sak, soğan, karalahana, marul, mantar, maydanoz, taze bezelye, her renk biber, bal kabağı, çalı fasulyesi, ıspanak, domates, turp, şalgam, su teresi diyette kullanılabilecek besinler arasında anacak ishal problemi varsa sebzelerin kabukları soyulup çekirdekleri çıkarılarak tüketilmeli. Evde dondurduğunuz nişastasız sebzeleri de kullanabiliyorsunuz. Diyetin aşamalarına uygun olarak pişmiş, sebze suyu veya çiğ olarak kullanabiliyorsunuz.
  • Bütün Meyveler: İshal durumu olmadığı sürece taze veya kuru olarak bütün meyveler tüketilebiliyor ancak yeterince olgunlaşmış olması gerekiyor.
  • AlmondKabuklu Yemişler ve Çekirdekler: Kavrulmuş veya tuzlu olmadığı sürece her türlü kuruyemiş ve çekirdek programa dahil.

    Kabuklu yemişler ve çekirdekler son derece besleyicidir. Bazı yaşamsal minerallerin, amino asitlerin ve yağların en zengin kaynakların- dandır: magnezyum, selenyum, çinko, omega-6 ve omega-3 yağları, vb. Epidemiyolojik çalışmalar, düzenli olarak kabuklu yemiş ve çekirdek tüketenlerde kalp hastalığı, kanser ve pek çok başka dejeneratif hastalık oranının daha düşük olduğunu gösteriyor.

  • Kurubaklagiller: Kuru fasulye ve mercimek programda kullanılabilen kurubaklagillerden.  Ancak 12 saat suda bekletmek ve daha sonra iyice yıkamak gerekiyor.
  • İçecekler: Bu programda sudan sonra pek çok faydası bulunan et suyu başı çekiyor. Taze sıkılmış sebze ve meyve suları da programa dahil edilebiliyor ama ben sizin yerinizde olsam meyve suyunu tüketmem 🙂 Hazır satılan meyve-sebze suları zaten yasak. Sebze suları özellikle detoks açısından harika fakat meyve suyunu çok öneremeyeceğim ben. yalnızca smoothie şeklinde olup 1 veya 2 porsiyon meyve kullanıldığında daha iyi olur. Çay kahve yasak değil ama çayı açık ve bir dilim limon ile içmekte fayda var kahvede ise sınırlı tüketim önemli. Suyun öneminden sanırım artık bahsetmeme gerek yok siz konuyu biliyorsunuz:) tek dikkat etmeniz gereken ise yemeklerden önce veya sonra içmeli yemek esnasında içmemelisiniz çünkü sindirimi zorlaştırıyor.

 

  • Yağlar: Bitkisel olarak yalnızca soğuk sızma zeytinyağı onu haricinde bütün hayvansal kaynaklı yağlar kullanılabiliyor. Yemeklere de özellikle hayvansal kaynaklı yağların kullanılması tavsiye ediliyor. Bu kısım bende tartışmaya açık, çok içime sindiğini söyleyemiyeceğim 🙂 Doğal olursa Tereyağı elbette faydalı ancak diğer hayvansal yağların fazlaca tüketilmesi doymuş yağ olduğu için açıkcası çok sağlıklı gelmedi bana ama miktarına dikkat ederseniz tabiki problem oluşturmayacaktır. Zaten sınırsız denmiyor sadece kullanılabilecek gıdalardan bahsedilmiş.

  • Tuz: Sofra tuzu olarak adlandırdığımız sodyum klorür bildiğiniz gibi zararlı ancak deniz tuzu tavsiye ediliyor.
  • Bal: Doğal olduğuna emin olduğunuz balı miktarına dikkat ederek tüketebiliyorsunuz.

Sıra geldi kaçınmanız gereken gıdalara: 

tahıl.jpg

 

Tüm tahıllar ve onlardan yapılan her şey: Buğday, çavdar, yulaf, pirinç, mısır, darı, süpürge darısı, arpa, karabuğday, akdarı, kavuzlu buğday, bulgur,  quinoa , kuskus. Bunları keserek hatırı sayılır miktarda nişasta ve bütün glüten diyetten çıkmış oluyor.

Şekerin (sakkaroz) dışında tükettiğimiz karbonhidrat çeşitlerinin başında nişasta gelir. Tüm tahıllar ve bazı kök sebzeler (patates, Hint yer elması, tatlı patates, yer elması, tapyoka) nişasta yönünden çok zengindir. Nişasta, yüzlerce tek şekerin birleşerek çok sayıda dalı olan uzun bir kordon oluşturduğu büyük moleküllerden meydana gelir. Nişastanın sindirilmesi, sindirim sistemi için kolay değildir ve karmaşık yapısı yüzünden sağlıklı insanlarda bile nişastanın çoğu sindirilemez. Sindirilmemiş nişasta, bağırsaktaki patojen floranın çoğalıp toksin üretmesi için harika bir yiyecektir. Beyaz ekmek; yeterince sindirilmeden, sakız gibi yapıuşkan bir maddeye dönüşür. Bu madde, hastalık yapıcı bakterilerin ve parazitlerin çoğalması için harika bir ortam yaratır.

GAPS hastalarının diyetinde nişastaya yer yoktur. Yani tahıl yok, tahıldan yapılmış herhangi bir yemek ve nişastalı sebzeler yok. Klinik uygulamalar, bağırsağa çift şekerler ve nişastasız yeterince uzun bir zaman tanındığında ancak, bağırsakların iyileşme şansı olduğunu gösteriyor. Bu iyileşme gerçekleştiğinde kişi, olumsuz etkilerini yaşamadan tahıl ve nişastalı sebze tüketmeye devam edebilir.

 

Un yerine ne kullanacağız dediğinizi duyar gibiyim 🙂 Öğütülmüş kuruyemiş unlarını kullanabiliyorsunuz. Ne kadar ulaşılabilir olacağı tartışmalı tabi :)) Bu durumda en iyisi unlu mamul kullanmamak oluyor sanırım.

  • Tüm nişastalı sebzeler: Yukarıda adı geçmeyen sebzeler; Patates, Hint yer elması, tatlı patates, yabani havuç, beyaz yer elması, gibi nişastalı sebzeler de diyette yer almaz.
  • Şeker ve şeker içeren her şey
  • Nişastalı bakliyatlar: soya fasulyesi, maş fasulyesi, nohut, fasulye filizi, bakla diyet süresince beslenme programında yoktur. Çünkü nişastanın her çeşidi, GAPS hastalarının anormal bağırsak florası nedeniyle fermente edilemez ve sindirilemez.
  • Laktoz ve laktoz içeren ürünler
  • İşlenmiş gıdalar
  • Soya

Otistik, şizofrenik, hiperaktif, disleksik, astımlı herhangi bir GAPS hastası, diyetinde hiçbir işlenmiş gıdaya yer vermemelidir. Bütün gıdalar taze alınmalıdır, evde hazırlanmalıdır ve doğadaki hallerine en yakın şekilde tüketilmelidir.

vejetaryenbeslenme

Geldik yolun sonuna 🙂 Bu diyet tahmin edebileceğiniz gibi daha çok ciddi vakalarda uygulanıyor. Ancak bağırsak problemleriniz varsa veya kilo verme de sorun yaşıyorsanız kısa süreli uygulanabilir çünkü bahsedilen besinler bağırsak florası için hep faydalı besinler.

“Bu bilgiler kitaptan alınmış olan bilgilerdir.” İçerisine bazı yerlerde kendi yorumu mu da kattım.

Sağlıklı beslenmek için aşırı kilo almayı veya hasta olmayı beklemeyin ki bu şekilde kendinizi kısıtlamak zorunda kalmayın derim. Yararlı ve zararlı yiyecekler belli mümkün olduğunca işlenmiş gıdalardan ve rafine karbonhidratlardan kaçının dengeli beslenin ve arkanıza yaslanıp sağlığın tadını çıkartın.

Reklamlar